Buyrun cenaze namazına sözünün hikayesi nasıldır?

Osmanlı döneminde IV. Murad tütün, içki, keyif verici madde yasağı koyar ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırır. Bir gün teftişe çıkar...

IV. Murad, Üsküdar civarında bir kahvehanede tütün içildiğinin istihbaratını alır. Derviş kılığında tebdili kıyafet buraya gider. Selam verir, oturur.
Kahveci yanına gelir ve “Baba erenler kahve içer mi?” diye sorar.
IV. Murad, “Evet” der.
Kahveci: “Tütün içer misin?”
IV. Murad: “Hayır.”
Kahveci işkillenir (şüphelenir). Kendi kendine ‘tütün içmiyor ne işi var burada’ der. Zaten padişahın tebdili kıyafet dolaştığı haberleri yayılmıştır. Eli titreye titreye kahveyi götürür.

Aklından geçen soruya cevap bulmak adına;

  • “Baba erenler ismi haliniz?”
  • “Murad.”
  • “Sultan’ı da var mı?”
  • “Var elbet.”

Kahvecinin beti benzi atar. Zangır zangır titrer ve “Öyleyse buyrun cenaze namazına” der, olduğu yere yığılır.
IV. Murad bu lafa çok güler ve kahveciyi bir defalığına affeder.

Bİ'HİKAYE DAHA?

Nasrettin Hoca’nın Yahudi komşusu ile yaşadığı bir olay bunu çok iyi özetler. İşte o hikaye ve "Allah ile kul arasına girilir mi?" sorusunun cevabı...