İçinde bulunulan durum ve ortamı bir zaman dilimine göre değerlendirmenin doğru olmadığını anlatan çok güzel bir hikaye… Babanın çocuklarına verdiği hayat dersine bakalım...

Bir babanın 4 oğlu vardır… Oğullarını önyargı ve çok erken karar vermemeleri konusunda eğitmek ister. Uygulamalı gösterir.
Her birini uzak bir yerde duran ağacın yanına gidip ona bakmalarını ister.

İlk oğlan kışın gider, ikinci ilkbaharda, üçüncü yazın ve dördüncü sohbaharda.

Geri döndüklerinde hepsine ne gördüklerini sorar.

İlk oğlan ağacın çok çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söyler.

İkinci “Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı” der.

Üçüncü “Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki daha önce
hiç böyle bir şey görmemiştim” yorumunu yapar.

Sonuncusu hepsinin haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle donatıldığını, canlı ve hayat dolu olduğunu söyler.

Baba hepsine haklı olduğunu belirtir ve onlara bir ağacı veya bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını anlatmaya çalışır.

Şu özeti çıkarır;
Eğer kışın vazgeçersen ilkbaharın nimetinden olursun, yazın güzelliğinden ve sonbaharın bütünlüğünden.

Bİ'SORU DAHA?

İnsan ömrü, yaşadığı bölgelere, fiziki ve coğrafi şartlara göre farklılıklar gösterir. Tabii ki burada ülkelerin gelişmişlik düzeyi de önemli bir etkendir. Peki Türkiye'de insan ömrü ne kadardır?

Tarihiyle, iki kıtayı birbirine bağlamasıyla ve “Taşı toprağı altın” sözleriyle cazibe merkezi haline getirilen İstanbul’un bir diğer güzelliği adaları...

Elma meyve kültürünün önemli hem ekşi hem de tatlı bir ürünüdür... Elma tüketirken ilk ısırma veya kesilmesi sonrasında bir kararma görülür. Peki neden?

Çizgi film karakteri olan Red Kit’i hemen hemen hepimiz biliriz. Birçoğumuz onunla büyümüştür... Peki atının adını hatırlıyor muyuz?

Gelişimi, değişimi, çağdaşlığı ve dini farklı yorumlamayı çok iyi özetleyen bir ibretlik hikaye... Olay İstanbul’da yaşanır... Taksicinin deve hikayesine buyurun...