Babaanne ve torununun belediye otobüsü anısı nasıldır?

Babaanne dışarıyı izleyen torununa müdahale eder. Bir değil, iki değil, üç değil. İşte aile iletişimini anlatan ve günümüz çocuklarını yansıtan bir anı.

Doktor Yaşar Kuru, iletişimle ilgili herkesin rastlayabileceği ancak bilimsel sonuç çıkarılacak ve günümüz neslini anlatan önemli bir anısını dile getiriyor...

“Şehir içindeki toplu taşıma otobüsünün, benim önümdeki koltuğuna 55 yaşlarında bir babaanne ve 4-5 yaşlarında erkek torunu oturdu.
Çocuk, babaannesinin kucağından atladı ve ayakta durarak başını cama yaklaştırdı. Hayran hayran dışarıyı seyre daldı.
Delikanlının şansı yaver girmiş olacak ki, otobüs normalden oldukça yavaş seyrediyordu.
Böylece çocuk, ilgisini çeken yoldan geçen araçları, kaldırımlardaki dükkanları, binaları ve yaya kaldırımlarında yürüyen insanları, çocukları doyasıya seyrediyordu. Başını bir aşağıya, bir yukarıya, bir sağa bir sola çevirerek kendi dünyasına dalıyordu.
Henüz beş dakika geçmedi ki, düşmesin diye sol eli sürekli torununun sırtında olan babaanne, ayni eliyle çocuğu dürterek onunla şu şekilde konuşmaya çalıştı:

- Eve gidince sana ne yemek yapayım?
- (Ses yok.)
- İnince dondurma almamı ister misin?
- (Tık yok.)
- Evde yemekten sonra seni parka götüreyim mi?
- (Omuzlar hafifçe kalkıp indi.)
- Su vereyim mi, içer misin?
- (İstifini bozmadan sağ elini arkaya doğru, sus anlamında salladı.)
- Bak yanımdaki koltuk boşaldı, gel otur.
- (Başını babaanneye doğru çevirip öfkeli öfkeli baktı.)
- İyisi mi sana evde televizyonu açayım da çizgi film izle, ne dersin?
- (İnanmayacaksınız ama, çocuk tıpkı bir yetişkin gibi, istemiyorum anlamına gelen derin nefes aldı.)
- Sen beni sevmiyor musun yoksa?
- (İlk defa çocuğun sesini duydum): Öf ya babaanne öf…
Babaanne kendi kendine mırıldanarak stres atmak istercesine
- Amaaan, zamane çocukları ile anlaşmak da zor.

Çocuk gerçekten çok sabırlı bir mizaca sahipmiş. İnanıyorum ki daha ilerisinde aralarında git gide sertleşen gelişmeler olmuştur. Ama benim otobüsten inmem gerekti.
Her zaman söylediğimiz gibi, anneler babalar veya aile büyükleri;
İster can sıkıntısından, ister keyiften olsun:
Gerek kendi kendine mırıldanarak, gerek odada dolaşarak, gerek ne istediğini bilmez halde sağa sola saldırarak, gerekse başını iki elinin arasına almış, bir garip gibi düşünerek kendi dünyasına kilitlenen çocuğunuzla, torununuzla, istek ondan gelmedikten sonra konuşmaya, onu dikkatini dağıtmaya çalışmamalıdır.
Bendeniz, şehir içindeki toplu taşıma araçlarıyla ulaşım işte bu yönüyle çok seviyorum. Bir çok sefer çocuk dünyasının farklı yönlerini görebiliyorum.”

Bİ'SORU DAHA?