Hikayeye göre Mustafa Kemal Atatürk, Dolmabahçe’deki sofrasında sanatçı ve yazarlar vardır. O Nazım Hikmet’i de ister... Ancak Nazım Hikmet olumsuz yanıt verir... Peki bu olay doğru mudur?

Hikayenin devamında gece yarısı evine gidilen Nazım Hikmet’in “Ben Deniz Kızı Eftelya değilim, bir şairim” dediği belirtilir... Nazım Hikmet’in gelmemesi üzerine de Mustafa Kemal Atatürk’ün “İçinizde bir şair var o da buraya gelmiyor” yorumunda bulunduğu yazılır... Oysa işin aslını Nazım Hikmet kendisi anlatır... İşte o olayın gerçek hikayesi;

“Bakın cancağazlarım! Elbette aslı yoktur. Ama dünyanın her yerinde halklar efsane uydurmaya bayılır. Bir kez tutunca da kimse kimseyi işin doğrusuna inandıramaz.
Şimdi, Mustafa Kemal dünyanın en nazik ve efendi adamlarından biriydi. İnsanları gece yataklarından kaldırıp keyfi öyle istedi diye ayağına çağırtmak onun yapacağı birşey değildi.
Ben bu hikayenin neresini düzelteyim. Atatürk’ün ancak kendini bilmez sarhoşlara yakışan böyle bir davranışın içine girmesi bir yana, adamı kimse sarhoş görmemiştir! Bana hiçbir zaman böyle bir davet gelmemiştir. Kendisine daima hayranlık duymuş ve saygı beslemişimdir. O olmasaydı Türkiye olmazdı! Bir davet gelmiş olsaydı O’ndan geri çevirir miydim? Bir kere devletin başı adam. Hem de nasıl bir baş!
Deniz Kızı Eftelya sözüne gelince; Devrinin ünlü bir sanatçısı olmalı kadın. Böyle birini incitici ve küçültücü bir söz de bana yakışmaz."

NOT: Mustafa Kemal Atatürk ile Nazım Hikmet arasında geçtiği iddia edilen bu hikaye özünde aynı ancak sözleriyle farklı olarak birçok yerde kullanılmaktadır.

Bİ'SORU DAHA?

Sadaka Taşı'nın tanımı? Sadaka Taşı'nın yapılmasındaki amaç nedir? Ve Osmanlı döneminde yapılan Sadaka Taşları özellikle hangi bölgelere konurdu?

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in küpe hikayesi nasıldır? Tarih kaynaklarında minyatürü olan ve Topkapı Sarayı’nda tablosu bulunan küpeli kişi Yavuz Sultan Selim midir?