Af1cf5eeaccf9c8564440eedf6b5eecf W680 H440 Cp

Ulu Önder Mustafa Kemal, 24 Kasım 1934'te “Atatürk” soyadını aldı. İşte o olayın hikayesi…

Soyadı Kanunu çıkar ve Gazi Mustafa Kemal Paşa için soyadı aranmaya başlanır. Dönemin ileri gelen dil ve tarih uzmanlarının katılımlarıyla toplantılar yapılır, bazı isimler tespit edilir. Önerilen listelenir ve Mustafa Kemal Paşa’ya arz edilir. Ulu Önder “Arkadaşlarla bir kere konuşalım” demesi üzerine ikinci bir görüşme yapılır.

Çankaya’daki ikinci toplantıda Saffet Arıkan’ın bir yazısında kullandığı “Türkata”, “Türkatası” gibi iki ad kendisine arz edilir.
Mustafa Kemal Paşa “Birde arkadaşlar ne buyururlar bakalım” der ve o sırada Konya Milletvekili Naim Hazım (Onat) Bey söz alır...
“Müsaade buyurulur mu Paşam?” diye giriş yapar...
Mustafa Kemal Paşa:
”Arkadaşlar lütfen hocamızı dinleyelim” diyerek sözü kendisine bırakır.

Türk Dil Kurumu’nda çalışan, Türkçe ve Osmanlıca’yı çok iyi bilen Naim Hazım Bey şunları söyler:
“Türkata, Türkatası gerek yazılışta, gerek söylenişte bana biraz tuhaf geliyor. Arkadaşlar biliyorsunuz. Tarihimizde bir ‘Atabey’ sözü unvanı vardır. Anlamı da yine biliyorsunuz, Bey’in, Emir’in, Şehzade’nin Hatta Hükümdar’ın ilimde, idarede, askerlikte mürebbisi, müşaviri, hocası demektir. Atabey, kulllanılmış tarihe geçmiş bir unvan-ı resmidir. Bu unvanı taşıyan bir çok Türk Büyüğü vardır. Binaenaleyh bizde Türk’e her alanda atalık etmiş Türklüğü kurtarmış istiklaline kavuşturmuş olan Büyük Gazi’mize ‘ATATÜRK’ diyelim, bu soyadını verelim. Bu bana, şivemize de daha munis, daha uygun gibi geliyor.”

Gazi Mustafa Kemal Paşa, Naim Hazım Hoca’nın açıklamasını yerinde bulur ve kendisine teşekkür eder. Atatürk soyadı ittifakla kabul görür.

YENİ SORULANLAR

El Çantaları kullanım alanları, şekilleri ve boyutlarına göre farklılıklar göstermektedirler. Peki ya siz kullandığınız çantası türlerini ve isimlerini biliyor musunuz? Gelin clutch çanta, gelin...
DAHA FAZLA SORU

Nereye gidiyoruz? Bugünleri 57 yıl önceden gören ve ta o zamandan uyaran güzel insan, evrensel kalem Yaşar Kemal... İşte uyarı niteliğindeki o yazısı…