119193a301e55bb8d65f93d865dce3d6 W680 H440 Cp

“Empati kurmak”, “Karşıdakini anlamak”, “Hoşgörü” gibi kavramlar bu devrin lügatında çok duyulur ama uygulamada sıkıntı vardır...

2000’li yıllar ve hele de bu dönemler en ufak eleştirinin bile cezalandırıldığı bir zaman dilimi haline geldi.
Sistemi, düzeni, siyasetçileri ve olayları irdelemek, hicvetmek için yapılan karikatürlerde bile kalemler kırılıyor, soluk yargıda alınıyor... İşte günümüzde göremediğimiz empati ve sempatiyi Cumhuriyet döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün bir anısında görüyoruz...

İşte o olay:

Atatürk’e hakaretten sanık bir köylü hakkında kovuşturma yapılır. Durumu Atatürk’e bildirilir.
Kendisine küfür ettiği için mahkemeye verileceği söylenir.
Atatürk sorar:
"Ben ne yapmışım ona" der.
Soruşturma evrakını inceleyen o dönemin bir bakanı cevap veri:
"Gazete kâğıdı ile sardığı sigarayı yakarken kağıt tutuşmuş da ondan."
Atatürk bakana sorar:
"Siz hiç gazete kağıdı ile sigara içtiniz mi?"
Bakan "Hayır…" der.
Atatürk devam eder: "Ben Trablus’ta içmiştim. Pek berbat şeydir. Köylü gene bana az küfretmiş. Siz bunun için köylüyü mahkemeye vereceğiniz yerde ona insan gibi sigara içmeyi sağlayınız."

YENİ SORULANLAR
DAHA FAZLA SORU

Girip çıkanın belirsizliğini vurgulamak adına kullanılan ve hemen hemen herkesin bir şekilde duyduğu azarlama sözüdür “Burası Dingo’nun Ahırı mı?” Kim bu Dingo ve nerede ahırı?

Kentsel yaşamın bunalttığı insanların hayalini kurduğu, doğal hayatı ve tarımı tercih eden kişi Masanobu Fukuoka...