Baba Gündüz, Metin Oktay için neler söylemiştir?

Galatasaray'ın iki efsanesi... Baba Gündüz, Metin'i izlemek için İzmir'e gittiğinde transferiyle ilgili neler dedi? Baba Gündüz'ün Turgay Şeren'den Metin için ne rica etti?

Galatasaraylı Gündüz Kılıç, nam-ı diğer Baba Gündüz. Atatürk'ün silah arkadaşı Kılıç Ali'nin oğlu. Galatasaray Lisesi'nde okurken futbola başladı forvet oynadı. Sonrasında Galatasaray'a teknik adam olarak hizmet verdi.
Galatasaray'ın kazandığı 7 şampiyonlukta büyük payı oyan Gündüz Kılıç efsaneleşecek kadrosunu kurmak için çalışma yaptığı dönemlerdir.
1954'te İzmirspor'a transfer olan Metin'in adı duyulmaya başlanır.
Ve dönemin futbol otoritesi Baba Gündüz'ün kulağına gelir Metin'in adı. Baba Gündüz, Metin için İzmir'e gelir. Metin’i sadece 45 dakika izler ve şöyle der: "Beni bu adamı izlemek için mi taa İzmir’e kadar getirdiniz”
Herkes bu sözlere çok şaşırır ama Baba Gündüz'ün amacı rakiplerin devreden çıkmasını sağlamaktır.
Ki havalalanına giderken yöneticilere "Bu çocuğu sakın kaçırmayın" talimatını verir.

Metin Oktay’ın Galatasaray yolculuğu başlar. İlk olarak 7 Mayıs 1955’te Beşiktaş’la oynanan Atatürk Kupası maçında deneme amaçlı Galatasaray forması giyer. Akabinde kendisiyle resmi sözleşme imzalanır.

Bir sabah Baba Gündüz, Turgay Şeren’i odasına çağırır. Turgay Şeren o dönemde Galatasaray’ın kaptanıdır. Ve ona şöyle der:
"Bak Turgay. İzmir’den pırıl pırıl bir genç gelecek. Onu Galatasaray'a kazandıralım kaptan. Ona bu futbolculuğunun yanı sıra, Galatasaraylılığı öğretelim. Bir Galatasaraylı'nın ne gibi meziyetlere sahip olması gerektiğini aklına sokalım. Al Metin'i, onunla beraber yaşa. Kamplarda aynı odada kal. Saha dışında da her gün onunla beraber ol diyemem ama genelde hayatınızı paylaşırsanız, inanıyorum ki, Metin Oktay yalnız futbolculuğu ile değil, beyefendiliği ile Galatasaraylılığı ile, futboldaki krallığı ile Türk futboluna imzasını atacaktır."
Ve o Metin Oktay, Baba Gündüz'ün öngörüsünde olduğu gibi efsane olur. Sadece Galatasaray'ın değil Türk futbolunun da efsanesi.

Bİ'SORU DAHA?