Zeki Alasya’ya göre Metin Akpınar nasıl biriydi?

Türk sinemasına damga vuran müthiş ikili Zeki Alasya ile Metin Akpınar’ın muhteşem uyumunu “Zeki” olanı bakın zamanında nasıl yorumlamış...

Zeki Alasya, uzun yıllar büyük bir uyum içerisinde çalıştığı yakın dostu Metin Akpınar’la çalışmasını anlattı:

Beraber oynadığımız filmlerde çok konuşmuş değiliz. Bakardık birbirimize, anlaşıyormuşuz gibi.
Benim oyunculukta hiç gözüm yoktu ve bütün büyük rolleri Metin’e verirdim. Bunda hem oyunculuğu sevmeyişimin hem de Metin’in büyük bir oyuncu olmasının etkisi var. Bana göre Metin Akpınar, Cumhuriyet döneminin en önemli oyuncularından biridir.
Gözünüz kapalı her şeyi verebiliyorsunuz adama. Gözü kapalı o olayın yönetmenliğini üstleniyorsunuz ve sonuç da hep iyi çıkıyor. Görev taksiminde de olay şudur, ben çok çalışkan bir adamım, Metin değil. Ben bütün hayatını tiyatroya, sinemaya, yaptığı işe veren bir adamım; Metin belli saatlerde zorlukla veren bir adamdı.
Yiyor, içiyor işte görüyorsunuz, 158 kilo olması boşuna değil.

Oturuyoruz mesela oyundan sonra içiyoruz. Aramızda hoş bir espri de vardı, ben ‘çişim geldi’ deyip kalkıyordum, bir daha dönmüyordum. O biliyordu ki ben gidip yatacağım çünkü ertesi sabah saat 9’da uyanıp tiyatroyla ilgili işler yapacağım. Metin ertesi gün belki akşam 7’ye kadar uyuyacak.
Bir taraf mütemadiyen kendinden fedakârlık eder, bir taraf da bu rahatlığın içinde ense yapmaya başlarsa bu, fedakârlık eden tarafı -her ne kadar ‘ben hiç önemsemiyorum’ dese de- bir yerden sonra rahatsız etmeye başlıyor. Nitekim ortaklığımızın 20 küsur sene sonra bitmesinde bunun da etkisi vardır. Aptal durumuna düştüğünüzü düşünüyorsunuz.

NOT: İkilinin yolları bir dönem ayrıldı ama sonra tekrar buluştular.

Bİ'SORU DAHA?

Tiyatral bir gösteri olan meddahlık, özellikle İslam ülkelerinde oldukça yaygın bir gelişme göstermiştir…