C57abcf6c994660447c3a847a78f49bf W680 H440 Cp

Uzman gözüyle akran zorbalığının tanımına, görülme şekillerine ve çözümlerine bir bakalım...


Akran zorbalığını Prof.Dr. Mücahit Öztürk anlatıyor... Öncelikle akran zorbalığının tanımına bir bakalım; Çocuk ve ergenlerin benzer yaş grubu çocuk ve ergenlerden fiziksel, duygusal ve cinsel olarak maruz kaldıkları örseleyici kötü muamelelerin tümüne verilen ad.
Zorbalığa maruz kalan çocuklar yaşadıkları olayları anne baba veya öğretmenlerine rahatlıkla anlatamazlarsa uzun süre travmaya maruz kalabilirler.

Çocukların yaşadıkları durumu anlatmamasının sebepleri;

  • Kendilerine inanılmayacağı düşüncesi
  • Alay edilecekleri hissi
  • Anne babanın suçlama ihtimali
  • Zorba çocuğun korkutma ve sindirme endişesi.

Anlatılmaması ve paylaşılmaması karşıdaki zorba çocuğu eylemleri konusunda cesaretlendirir.
Tacizin uzun sürmesine ve rahatsız edici yeni davranışlar eklenmesine sebep olur.
Zorbalığı yapan bir tek çocuk olabileceği gibi, grup olarak da zorbalık yapılabilir.

Akran zorbalığının şekilleri:

  • Alay etme, dalga geçme ve aşağılama. (Çocuğun akademik başarısı, bedensel yada zihinsel özrü, sosyal konumu, kılık kıyafeti, dili, dini ve ekonomik durumu gibi herhangi bir nedenle alay konusu olmasıdır.)
  • İsim, lakap takma. (En sık karşılaşılan zorbalık çeşidi. Çocuk rahatsız oldukça daha fazla üzerine gidilir. Cinsiyeti konusunda dalga geçilmesi gibi.)
  • Kızdıracak eylemler yapma. (Çocuğun kızacağı her türlü eylem ve sözle sataşma da zorbalığa girer.)
  • Korkutma, tehdit etme. (Sindirme amaçlı tehdit ve korkutmalar. Korkutulan çocuk farklı amaçlarla emir eri gibi kullanılır.)
  • Fiziksel şiddet uygulama. (Çocuk korkar karşı tarafın isteklerini kolaylıkla yapar.)
  • Cinsel söz ve eylemler. (Dokunarak, jest ve mimiklerle çocuk rahatsız edilir. Ailesi ve kendi ile ilgili cinsel içerikli söz ve küfürler kullanılır.)

Akran zorbalığını etki bıraktığı iki yönü vardır.

Birincisi; zorbalığa uğrayan çocuk ve onda oluşan ruhsal sorunlar
İkincisi; zorbalık yapan çocuk ve onun bu davranışının ruhsal ve sosyal nedenleri.

Akran zorbalığında özellikle kendini savunamayan, çekingen, içine kapalı, sözel ifade becerileri iyi olmayan çocuklar riskli grubu oluşturur. Bu çocuklar hem zorbalık yapan çocuğa tepki göstermekte hem de olanları ailelerine anlatmakta zorlanırlar.
Zorbalığa maruz kalan her çocuk ruhsal olarak az ya da çok bundan etkilenir.
Çocukta oluşan etkinin derecesini belirleyen faktörler, çocuğun ruhsal özellikleri, maruz kalınan süre, zorbalığın çeşidi ve şiddetidir.

Zorbalığa maruz kalan çocukta ortaya çıkan sorunlar:

  • Uyum bozuklukları
  • Kaygı bozuklukları
  • Depreyon
  • Öğrenme ve dikkat sorunları
  • Akademik başarısızlıklar
  • Gece gündüz idrar ya da dışkı kaçırma
  • Anneden ayrılma kaygısı ve travma sorası stres bozukluğu
  • Okula gitmek istememe, evden dışarı çıkamama, aşırı korkular.

Zorbalığı yapan çocuklar da mutlaka tedavi edilmelidirler. Zorbalık uygulamak da çoğunlukla bir ruhsal sorun belirtisidir.
Acil olarak yapılması gereken ilk şey zorba davranışların sonlandırılmasıdır.
Zorbalığa maruz kalan çocuğa aile ve okul güven vermeli, süreçte onu arkasında olduklarını ve kendisine her türlü desteği vereceklerini açıkça ifade etmelidirler.
Zorbalık uygulayan çocukların çoğunda empati sorunu vardır.
Karşı tarafın duygularını anlayamadıkları için sorun yaşarlar.
Terapilerde empati duygusu üzerine çalışmak gerekir.

Akran zorbalığı birçok aile ve okulun gözünden çok kolay kaçabilecek bir durumdur.
Anne babaların çocuğun şikayetlerini ciddiye almaları gerekir.

İki tarafın da klinik değerlendirmeden geçmeleri ve psikiyatrik destek almaları şarttır.


Kolları kavuşturmanın anlamı nedir?

YENİ SORULANLAR

Bam Teli'dir... Bir dönem akşamları evimize konuk olan, Nazım Hikmet şiirleriyle programını açan ve kapatan güzel insandır... İşte Tayfun Talipoğlu'nun hayatı...
DAHA FAZLA SORU

Türkçe'nin sondan eklemeli yapısı sayesinde rekor denemesi yapılabilecek kelimeler türetilebilir aslında. Peki ya bugüne kadar Türkçe'de oluşturulan en uzun kelime hangisidir?

Milyonların nefes aldığı, her gün oradan oraya koşturduğu İstanbul’da bir yer vardır ki toplanma, buluşma ve eğlenme merkezi desek yeridir. Beyoğlu'nun içindeki Taksim. Peki neden adına Taksim...