O izleyen herkesin sevdiği Hafize Ana’sı, farklı rollerdeki pozitif enerjisi gerçek adıyla Adile Naşit’i... Ama bir konuda dertliydi!..

17 Haziran 1930 doğumlu olan ve 1987’de hayatını kaybeden Adile Naşit aileden sanatçı... O okumayı değil kardeşleriyle beraber sanatı, tiyatroyu tercih ediyor. İlk döneminde can sıkıcı bir anısı var ama sonrasında özür geliyor.... Tiyatro'ya annesi ve ağabeyi ile gittiğinde dönemin sanatçısı Şevkiye May ona “Ben senin ablan sayılırım Adileciğim. Sana bir nasihat. Bu çarpık bacakların ve bücür boyunla tiyatroda asla başarılı olamazsın. Yol yakınken dön” der. Sonra ise Adile Naşit'in müthiş yükselişi ve başarısı sonrası sözlerinden dolayı ÖZÜR DİLER.

Geçelim başlıktaki konumuza... Her insanın zayıf bir tarafı vardır ya Adile Naşit de kendisi o zayıf ve yenemediği yönünü anlatır:
“Son zamanlarda denize giremez oldum. Dehşetli utanıyorum. Giydiklerimi hiç yakıştırmam kendime. Biri güzel olmuşsun dese, bu kez alay edildiğime inanır, yalnız kalınca ağlarım. Biliyorum bunların hepsi kompleks, ama bir türlü önüne geçemiyorum. Yüreğimin içindeki aşağılık duygusunu yenemiyorum...”

BÜYÜK BİR SAYGI VE ÖZLEMLE ANIYORUZ...

Bİ'SORU DAHA?

“Deli” konusunda o kadar çok sözümüz ve deyimimiz var ki... Hemen hemen herkesin öyle ya da böyle bir deliliği vardır... Peki ya deli çeşitleri...

Türkçe karşılığı halden anlamak, kendini karşıdakinin yerine koymak olan empatinin kendi içinde alt başlıkları vardır... İşte empati ve empati kurma yöntemleri...

Albert Einstein, bilim alanında insanlığa kattıkları ile dünyanın en önemli bilim adamları arasında yer almaktadır. Şimdi okuyacağınız 10 Einstein öğüdü ise hayatınıza şöyle bir dönüp baktıracak...