İstanbul’u dinliyorum şiirinin sözleri nasıldır?

Gözler kapalı İstanbul’u dinleyen Orhan Veli’nin satırlarından dökülen tam bir şehir analizi ve değerlendirmesi aslında. Çok da güzel anlatır gözleri kapalı Orhan Veli!

Orhan Veli denince akla şiirleri gelir… İstanbul gelir… Gözleri kapalı İstanbul’u dinlemesi gelir… İşte o gözleri kapalı İstanbul’u dinliyorum dediği şiirinin sözleri;

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.

Bİ'SORU DAHA?

Kitapların insana etkisi (özellikle psikolojik anlamda) çok ama çok fazladır. Kitap okumanın insan üzerindeki etkilerine bilimsel sonuçlarıyla bir bakalım...

Şiirin Mozart’ı olarak bilinen ve 88 yaşında hayatını kaybeden Nobel ödüllü Polonyalı şair Wislawa Szymborska’nın kaleme aldığı Vietnam şiiri savaşı ve anneyi çok iyi anlatmaktadır…

Çukurova Bölgesi’nde köylünün ağalığa karşı mücadelesini anlatan 1923-33 yıllarını arasını kapsayan muhteşem bir eserdir... İşte İnce Memed'in yazarı...