Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı kitapların isimleri nelerdir?

Bir lider düşünün ki sürekli savaşta ve sonrasında yeni bir ülke kurmakta olacak ve aynı zamanda kitap da yazacak? O lider Mustafa Kemal Atatürk... İşte Atatürk’ün kitapları...

Mustafa Kemal Atatürk’ün bilinen ve gelişime açık bazı ülkelerin “başucu” kitabı olarak gördüğü Nutuk’tur. Atatürk, Nutuk dışında 8 kitap daha yazmıştır.İşte zamanını etkin kullanan, savaş ve yeni bir devlet yapılanmasından arta kalan zamanda yazılan o kitaplar...

Tâbiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih: Atatürk’ün ilk kitabı sayılır ve savaştaki taktikleri içerir, liderlik özelliğini gösterir.

Takımın Muharebe Talimi: Atatürk’ün 1908 yılında Almanca’dan çeviri yaptığı kitaptır. İçeriğinde; Her türlü hava koşullarında arazideki duruşu ve muharebe yöntemlerinin uygulaması gibi konular vardır. 

Cumalı Ordugâhı-Süvari: Bölük, Alay, Liva Talim ve Manevraları: 1909 yılında kaleme alınan kitapta süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevraları anlatılır. Gözlem vardır. 

Tâbiye ve Tatbikat Seyahati: 1911 yılında kaleme alınan bu kitapta savaş ve barış durumundaki yönetim anlayışı ile olması gereken liderlik konusu işlenir. 

Bölüğün Muharebe Talimi: 1912’de yazılmıştır. Almanca’dan Türkçe’ye çevrilmiştir. Savaş öncesi ve savaş anındaki savunma anlatılır. 

Zabit ve Kumandan ile Hasbihal: 1918’de yazılan bu kitapın özetinde savaşın tatbikatlarla değil bizzat savaş anında, savaşa dahil olarak öğrenilebileceğini ifade ediliyor.

Nutuk: 1927 yılında, bir milli tarih bilinci oluşturmak maksadıyla yazılıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, devrimleri anlatılıyor. 

Vatandaş İçin Medeni Bilgiler: 1930 yılında yayınlanıyor. Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan’ın ismiyle yayınlatıyor. Yurttaşlara ve genç nesle öğütler niteliğinde. Çağdaş toplumun koşulları anlatılıyor. 

Geometri: Ders kitabı... İsimsiz yayınlanıyor ve Atatürk bizzat kendi eliyle yazıyor.

BÜYÜK BİR SAYGI, SEVGİ VE ÖZLEMLE...

Bİ'SORU DAHA?

Birçok dile çevrilen değerli eserlere imza atan Yaşar Kemal, kendi yazdığı romanlarında iki sahnede ağladığını açıklar. Yaşar Kemal’i ağlatan o iki sahnede ne yaşanır?