Gerek kendi aramızda gerekse toplumsal bazda eksikliğimizi vurgulamak adına kullandığımız (zaman zaman esprili) bir klişe sözümüzdür: EĞİTİM ŞART.

Eğitimin neden şart olduğunu işadamı Cem Boyner çalışanları ile paylaştığı bir hikaye ile anlatmış... İşte o hikaye;

Doğuda ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış.
Kar kalınlaşınca, kahyası ile birlikte köyün orta meydanına gelir ahalinin bakıp bakmadığını da kontrol ettirerek arkasını dönerek çişiyle adını yazarmış.. Sonuna da nokta koyarmış...
Her sene aynı tören yapılırmış... Yıllar sonra yine ağa imza atmaya gelmiş. Tabii ahali de yine pencereden bakıyor.
Ağa uçkurunu çöküp önce adını yazmış. Soyadı için ara vermiş. Ardından prostat nedeniyle devamı gelmiyormuş...
Kahya sormuş;
- Niye durdun ağam?
Ağa cevap vermiş;
- Gelmiyor. Yanıma gel, sen tamamla. Ahaliye çaktırma!
Kahya ağanın yanına gelmiş ve kulağına fısıldamış;
- Ağam kırk yıldır kafama vurdun; salak dedin aptal dedin. Bu kulun daha okumayı yazmayı sökemedi ki! Hele ucundan sen tut da devamını sen yaz!

MESAJ ÇOK NET: Birlikte çalıştıklarınızı eğitmezseniz gün gelir siz ucundan tutmak zorunda kalırsınız...

Bİ'SORU DAHA?

Batıya açılan kapı olarak görülen ve dağı olmayan Edirne'de hangi yemekler ve ürünler vardır... Edirne'ye özgü yiyeceklere ve Edirne ekonomisine göz atalım...

Öğrencilerin sınavlarla ilgili çok mazeretleri vardır. İşte size onlardan birisi (gelirken yolda lastik patladı) ve hocanın test gücünü gösteren çok zekice 60 puanlık sorusu…

Bir tatlı çeşidi olan havuç ile yapılan cezeryenin adı Arapça’da havuç olan “cezer”den gelmektedir. Peki ya cezeryenin yöresi neresidir? İşte cevabı...